
İlk “Karanlıklar Ülkesi”ndeki olayların bin yıldan uzun süre öncesinde iki doğaüstü ırk yaşam bulur; her iki ırk da ilk Ölümsüz olan Alexander Corvinus’un farklı oğullarının soyundan türer: Markus’un kanını taşıyan Vampirler zarif, aristokrat, kurnaz kan emiciler olurlar; William’ın kanını taşıyan Kurt adamlar ise içlerinde insanlıktan eser kalmamış, şiddete doymak bilmeyen, yırtıcı birer canavara dönüşürler. Vampirler bugün Macaristan’ın batısında kalan vahşi toprakların yönetimini ellerine geçirirler. Bunda üstün zekalarının, güçlerinin ve siyasi becerilerinin payı büyüktür. Ama yine de kurt adamlardan korkmaktadırlar çünkü kurt adamlar, her ne kadar organize olma ve kapsamlı düşünme yetisinden mahrum olsalar da, muazzam güçlü ve vahşidirler.
Sonraları bir başka genetik tesadüf güç dengesini tekrar değiştirir: Vampir kalesinde esir tutulan bir kurt kadın, insan görünümlü bir çocuk doğurur. Bu, olağanüstü güçlü vampir lideri Viktor’ın (Bill Nighy) evinde tutsak doğan ilk Lycan olan Lucian’dır (Michael Sheen). William Soyu’nu oluşturan ilk kurt adamların aksine, bu Lycan istediği zaman insan istediği zaman kurt adam şeklini alabilmektedir. Lucian’ın kanı Viktor tarafından yepyeni bir köle türü yaratmakta kullanılır. Bu köleler vampirlerin korunmasız oldukları gündüz saatlerinde işçi ve bekçi olarak kullanılırken, geceleri kurt adama dönüşmelerini engellemek için de boyunlarının çevresine gümüş dikenli tasmalar takılır.
Viktor, kölelerini, tabasını ve topraklarını demir yumrukla yönetir. Sevdiği iki şey vardır: Güç, ve güzel ama inatçı kızı Sonja (Rhona Mitra).
devamını oku…

Peter, karısı Lisa’nın aldığı emaillerden şüphelenir ve onların Ralph isimli esrarengiz bir adam tarafından gönderildiğini öğrenir. Gün geçtikçe Ralph’ı daha çok merak eder ve kendi kendisine hayali bir rekabet ortamı yaratır.
Şüphelerine esir düşen Peter, Milano’ya Ralph’ı bulmak için gider. Amacı onunla Lİsa’nın arasındaki ilişkinin boyutunu öğrenmektir.
devamını oku…

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların Polonya’yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova’nın gettolarında yaşamaya başlar.
Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.
Roman Polanski’den 2002′de Cannes’de büyük ödül kazanmış bir başyapıt.
devamını oku…

Jamal Malik Mumbai’nin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşında bir yetimdir. Hindistan’da katıldığı bir bilgi yarışmasında 20 milyon rupe kazanmasına sadece bir adım kalmıştır.
Şovun o gecelik bitmesinin ardından Jamal, eğitimsiz olan birinin bu kadar büyük başarıyı ancak hile yoluyla gösterebileceğinden şüphelenilip tutuklanır. Ama yarışmadaki her sorunun cevabıyla o gece Jamal’ın inanılması zor gerçek hikayesi ortaya çıkacaktır. Fakat sadece bir soru gizemini korur…
devamını oku…

İnsanoğlu bir dolu kusurla doğar, ama kendini bağışlamak zorundadır. Adına Evim dedikleri bir apartmanda, birbirlerine ölesiye muhtaç oldukları bir anda üç kişi istemeden biraraya gelir. Aile olmayı düşler. Peki bu uğurda cinayet işlenir mi? Gerekirse EVET!
devamını oku…

Başrolünü en yeni James Bond olarak da tanıdığımız Daniel Craig’in oynadığı Flashbacks Of A Fool, aşk, kaybetme ve affedilmeyi anlatan, çarpıcı bir hikâye… Joe Scott ( Daniel Craig) sönmekte olan bir Hollywood yıldızıdır. Seks, uyuşturucu, harcanmış şöret ve hedonizm dolu hayatı en yakın çocukluk arkadaşı Boots’un ölüm haberiyle sarsılır. devamını oku…

Chun-Li (Kristin Kreuk) olağanüstü dövüş yeteneklerine sahip genç bir kadındır. Babası, o küçükken Shadaw Law’un acımasız lideri Bison (Neal McDonough) tarafından kaçırılmış ve hapsedilmiştir. Annesini de kanserden kaybedince, Chun-Li hayatta bir başına kalmıştır. Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu Bison’un elinden kurtarmaktır. devamını oku…

Bazen ölümden sonra ruh cennete gitme yolunu ararken, şeytani bir durumla lanete uğrayarak değişir.Kendine yeni bir beden bulana kadar dünyalar arasında sonsuza dek kaybolmak zorundadır. Bazen de tam olarak isteğine kavuşur ve kendine yeni bir beden bulur. devamını oku…

Beyazperde’de 3 boyutlu film zevkini ilk kez bu kadar gerçekçi yaşayacaksınız! Journey 3D, Nasa teknolojisi ile üretilen ve üç boyutlu sinemaya yepyeni bir soluk getiren Dijital 3D tekniği kullanılarak, canlı oyuncular ile çekilmiş, “animasyon olmayan ilk film” olma özelliğini taşıyor.
Konusunu, Jules Verne’in ünlü romanı Dünyanın Merkezine Yolculuk’tan alan filmin başrollerinde Brendan Fraser, Josh Hutcherson ve Anita Briem var.
Film, maceraperest bir bilim adamı olan amcası (Fraser) ile, İzlanda’ya giden Sean (Hutcherson), burada onlara rehberlik eden Hannah’nın (Briem), tesadüfen gizli güzellikler ve tehlikelerle dolu bambaşka bir dünya keşfetmelerini konu alıyor.
devamını oku…