
Hüseyin, Çanakkale’nin Geyikli Beldesi’nde ninesi ve dedesiyle yaşayan bir delikanlıdır. Hayatını müzisyenlik yaparak kazanan Hüseyin’in iki büyük aşkı vardır: Biri klarneti, diğeri de sağlık ocağında görevli hemşire Müjgan! Tam Müjgan’la da, müzikle de hayatı mutlu mesut devam ederken, hiç beklemediği bir nedenle bir yolculuğa çıkması gerekir. devamını oku…

İlkokul 5. sınıfta okuyan bir grup çocuğun, Atatürk’ü daha iyi anlamaları için verilen ödevle başlar. Bu ödev onlar için Atamızın yaşamına ve Ülkemizin Kurtuluş öyküsüne yapılacak uzun ve öğretici bir yolculuk olacaktır. Bu yolculukta onlara önderlik edecek olan çocuklardan birinin ödüllü tarihçi “Dede”sidir. Ama bu “Dede” diğer tarihçilere hiç benzememektedir. devamını oku…

Barut’un babası Bülent eski bir tetikçidir ve annesiyle bir gece kulübünde tanışarak evlenmiştir. Ama bir gün eve döndüğünde eşiyle, eski patronu Selahattin’i uygunsuz bir durumda görmüştür. Bu yüzden Barut ve abisi Duman çok küçük yaşta annelerinin, babası tarafından gözlerinin önünde öldürülmesine tanık olmuştur… Eski patron Selahattin kaçmıştır. devamını oku…

ŞİMDİ SEN GÖKLERDEN GELECEK VE İNSANLARI KUŞATACAK O DUMANA BAK! BU ACI BİR AZAPTIR (Duhan Suresi 10-11)
Kıyamet Saati Yaklaşıyor… İnternet yoluyla tüm dünyaya hızla yayılan ve her eve giren Dabbe, ona eşlik eden Cinler ve bilinmeyen gölge varlıklar dünyadaki tüm elektromanyetik sistemleri ve interneti ele geçirerek son saldırı için göklerden gelecek bir işareti beklemektedirler. devamını oku…

Oğuz temiz kalpli, üniversite mezunu ve işsiz bir delikanlıdır. Üç yıldır birlikte olduğu Naz’a deli gibi aşıktır ve Naz’ın çapkın patronu Alper’in genç kıza olan ilgisinden rahatsız olmaktadır. Yaşanan bir kavganın ardından ani bir karar ile Naz ile evlenmeye karar verir. devamını oku…

Hikaye Tinne köyünde geçmektedir. Tinne, Kürtçe yok demek. Tinne, yıllardır Devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek unutulmuş, farkına varılmamış, yok diye bilinmiş bir köydür. Türkiye’nin güneydoğusunda, Mezopotamya’nın ortasında kaderini yaşamaktadır. Nüfusunun (topu topu 80-90 kişi) büyük çoğunluğu Kürt ve bir kısmı da Süryaniler’den oluşmaktadır. devamını oku…

Şahan Gökbakar’ın gişe rekorları kıran Recep İvedik macerası, yepyeni bir serüvenle devam ediyor. Türk sinemasının en çok izlenen filmleri olan Recep İvedik ve Recep İvedik 2’nin ardından, serinin üçüncü filmi “Recep İvedik 3” Şubat 2010’da izleyiciyle buluşuyor. devamını oku…

Film, İstanbul’un eski semtlerinden birinde kendi halinde yaşayan sade insanlar arasına bomba gibi düşen ilginç bir bekaret öyküsünü konu ediniyor. Hikaye, komşu kızı güzel Nazan’ın (Meltem Cumbul), mahallenin yakışıklıları Selami (Zafer Algöz) ve Cavit’le (Güven Kıraç) iki evlilik geçirmesine rağmen bakire kalmayı becermesini; Selami ile Cavit’in, Nazan için kıyasıya kapışmalarını; Nazan’ın annesi Necla’nın çevirdiği dolapları; bu ilginç gelişmeleri komşuların merakla izlemelerini, şaşkınlıklarını ve sade yaşamlarının bir anda medyatikleşmesini komik bir dille anlatıyor. devamını oku…

Bir film düşünün, rüya gibi bir yolculuk yapıyorsunuz. Uygarlığın beşiği olduğu halde dünyanın unutmuş olduğu yerlere gidiyor, bugüne kadar duymadığınız ezgiler dinliyorsunuz… Uzak değil bu yerler, eskiler “Anadolu” demiş buraya: “Güneşin yükseldiği yer…” Yabancı değil bu insanlar, bizleriz… Peki ya birbirimizi dinlemeye hazır mıyız? devamını oku…

Gülseren (Hülya Koçyiğit) annesini kaybetmiş babasıyla kalan genç bir kızdır. Üvey annesi ve üvey ablası genç kıza hizmetçi gibi davranmaktadırlar. Üvey annesi yaşadıkları köşkü ünlü yazar Necip Bey (Kartal Tibet)’e satar. Bir gece sağanak yağmurda evden kaçan genç kız eski köşklerine gider ve köşkteki adamı doktor zannederek arkadaş olurlar. devamını oku…